Ağustos, 2008 için arşiv

Hakaba Kitarou Çevirisi Hakkında

Çeviride kaynaklanan duraklama yüzünden özür dilerim ama turkanime’den altyazıların onayını bekliyorum. Onaylandığında burayada eklenecektir. Sabrınız için teşekkürler. 3.Bölüm çok yakında sizlerle…

İnternet

Saat gene gecenin bir yarısı ve ben gene bilgisayarımın başındayım. En sevdiğim arkadaşım internetle birlikteyim.

İnternet üzerinde istediğiniz kimliğe bürünebilirsiniz. Çünkü kimse birbirini tanımadığından herkes yalan söyler, sizin yalanlarınızın onun yalanlarını yansıtmaların korktukları için anlasalar bile birşey demezler. Hergün forum, messenger, facebook gibi yozlaşmış ortamlarda yeni insanlarla tanışıyorum. Hepsini olmadığım birşey olduğuma ikna ediyorum. Benimle konuşuyorlar. Bende onlarla konuşuyorum. Yalan söylüyorum. Lisede okul müdürünün bir lafı aklıma geliyor, “Birkaç yıl sonra manyak gibi makinelerle konuşağız herhalde” iğrenç ve tiksindirici bir adam olsada haklılık payı var.

Ama o insanların tanıdıkları kişi ben değilim. Onları koskoca bir yalana inandırıyorum. Bu o kadar sık oluyor ki benliğimi kaybetmeye başladığımı hissediyorum… Ama sanırım bu tam bir yazı değil… Bu büyük ihtimal şu imdat çağrılarından biri olsa gerek. Belki de bir itiraf…

Kendi karanlık kuyumun içindeyim. Çevremde kimse yok. Bilgisayarın yüzüme vuran ışığı ve arasıra mesaj gelen telefonumdan başka odada bir ışık kaynağı yok. Ahh tanrım gözlerim ağrıyor. Beni buraya bağlayan nedir? Neden bir metre sağımdaki mavi çarşaflı aşırı ses çıkaran yatağıma gidip uyumuyorum? Bu heyecan neden? Belkide ortası çökmüş koltuğa oturup, siyah kasanın üzerinde ki “Power” düğmesine bastığımda farklı biri oluyorum. Olmak istediğim biri… Hayal ettiğim biri… 1999 yılında hayat Tyler Durden gibi olursan bir anlam ifade eder diye düşünürdüm. Benim gibi bir pislik torbası değil… Ahh evet bu da bir yalan…

“Kadınlar tarafından yetiştirilmiş bir nesil. Peki aynı sevgiyi başkasında bulacağımızı kim söylüyor? Babalarımız tanrı modellerimizdi. Peki bizi bırakıp gittiklerinde bu tanrı hakkında ne düşündürür? Tanrının seni sevmediği ihtimalini göze almalısın, seni sevmiyor ve büyük ihtimalle senden nefret ediyor. Acıya odaklan başka yerlere gitme. Olay burda, bu senin anın, bu senin olayın, bu sensin…” Tanrım… dahice… Belkide olay sadece budur… Tanrı kabloların içindedir. Tanrı yüzüme yansıyordur. Gözümün önünde çeşitli semboller oluşturuyordur, bunlara ne diyorduk? Ahh evet yazı… Belkide Tanrı Tyler Durden’ın kırmızı deri ceketinin içindedir…

Yoksa bu sadece delilik mi?

Namlunun Ucu Bölüm 2

Hayatımda ikinci kez silahım tutukluk yaptı…

İlki bir görev sırasında olmuştu. Rehin aldığım adamı öldürmem gerekiyordu. Çevrem sarılıydı ve zaman kazanmam gerekiyordu. Ve elimdeki tek koz silahım ve kafasına doğrulttuğum adamdı. Birini öldürüp ciddi olduğumu göstermem gerekiyordu. Düşünmeden tetiğe bastım… Adam şaşkınlık içinde bana bakıyordu. Birden etrafımdakiler önümde duran arkadaşlarını hiçe sayarak silahlarını yerden alıp bana ateş ettiler. Çelik yeleğimde on sekiz mermi çıkardılar. Şanslıydım. Eğer üst üste yada yumuşak bir noktaya mermi gelseydi kan kaybından ölürdüm.

Ama göğsünüze isabet eden, saniyede dört yüz kırk kilometrelik hızla giden on sekiz ufak metal parçası sizi bayıltamaya yetiyordu. Şansım devam etmişti. Adamlar nabzıma bakmadan ölü olduğuma kanaat getirmişlerdi. Aptallar! Ortada kan bile yoktu. En azından benim kanım yoktu. Bir saat geçmeden adamların hepsi ölmüştü. Bize eğitim verilirken ilk şunu öğrettiler;
“Her zaman kurşunun hedefe ulaştığından emin ol”
Genelde olurum. Ama namludan çıkmayan bir kurşun hiçbir yere gidemez.

Orada duvarın dibinde gözlerimi açarken öldüğümü düşündüm. Ağzıma ekşi bir tat geldi. Yana doğru eğilip kusmaya başladım… Garip buraya yemek yemeden gelmiştim… Kolumdaki cihazdan kalp atışlarıma baktım. Düzensiz… Bir saate kalmaz kan kaybından ölürüm,Yada yerdeki silahlardan birini alır işi bitirim.

“Acısız bir ölümü tercih edin” derdi komutan. “Pekala öyle olsun. Ya şimdi yada bir saat sonra. Farkı yok. Adamlar bir saat içinde buraya gelebilir.”

Etrafıma bakınarak ideal bir silah aradım. Güçlü, sekmeyen ve hızlı. En sonunda birkaç adım ötemde duran bir cep silahında karar kıldım. Yerde kayda değer bir kan izi bırakarak tabancanın yanına kadar süründüm ve tabancayı elime aldım. İçinde mermi olduğundan emin olduktan sonra kafa dayadım.

Sesler… Gök gürültüsü gibi… Derinden ve boğuk… Hayır bu sesi tanıyorum, bu buraya geldiğimiz helikopter… Ve bayıldım.

Kendime gelmemin yaklaşık iki gün sürdüğünü söylediler. Uyandığımda teşkilatta ki revirdeydim. Etrafımda pahalı tıp ekipmanları nabzımı ölçüyor, beklide bazıları hayatta kalmamı sağlıyorlardı. Etrafa dikkatli bakınca odada biri olduğunu gördüm. Odanın diğer ucunda tahta bir sandalyeye oturmuş elinde FourFourTwo tutmuş okuyordu. Yüzü dergiden görünmüyordu.

Orada beyaz çarşafların içinde sessizce yatarken adam hiç hareket etmiyordu. Bende öyle. Orada hala yaşayıp yaşamadığımdan emin olmaya çalışırken hafifçe doğrulmaya çalıştım. Keskin bir acı göğüs kafesime saplandı. Ani gelen acı karşısında soluğum kesildi ve hafif bir inilti çıkardım.

Adam bunu duymuş olacaktı ki dergiyi hafifçe yana yatırıp bana baktı. Ayağa kalkarak yanıma geldi ve;

“Kendini fazla yormamalısın. Daha yeni uyandın. Biraz dinlen, uykuna devam et. Zamanı geldiğinde sana bir açıklama yapılacaktır.”

Photoshop

Son zamanlarda acemice olsada photoshop ile ilgilenmeye başladım. Gerçekten çok zevkli, hele bol boş vaktiniz varsa, değerlendirmek için iyi bir fırsat. Herkese tavsiye ederim.

Çalışmalarıma buradan bakabilirsiniz. Yorum yapmaktan kaçınmayın.

Turkanime.com

Altsınıf bir yönetici olarak bulunduğum bir forum. İlk girdiğim andan itibaren, forumdan çıkmaz oldum diyebilirim. Kuralları biraz katı olsada, çok iyi bir şekilde uygulanıyor. Yani tüm görevliler iş başında ve insanların sorunlarına çözüm buluyorlar. Gittikçe artan üye sayısı, kaliteli sohbeti ve mükemmel tasarımıyla turkanime.com ilk açıldığı andan itibaren gelecek vad eden bir siteydi. Hepinizi bekliyoruz.

Sonraki Sayfa »


Twitle

  • off çok hastayım çook 2 days ago
  • Geçen gün encümen azasının biri gidiyormuş... 2 weeks ago
  • Supernatural bayağı güzel bir diziymiş keşke daha önce başlasaymışım. 2 weeks ago
  • Guitar hero oynamaktan sol elim kopup düşecek herhalde. Şu anda oynatamıyorum resmen. 3 weeks ago
  • kendime not: okuldan çık eve gel, yemek ye, evden çık derhaneye git, dershaneden çık eve 10:30'da gel. sonra n'aparsan yap... 3 weeks ago

Kategoriler